bilimkurgu kulubu

Sinema turist omer uzay yolunda

Tarih: 25 Kasım 2017 | Yazar: İsmail Yamanol

0

Turist Ömer Uzay Yolunda

İlk kez Hulki Saner‘in 1963 tarihli Helal Olsun Ali Abi filminde bir yan karakter olarak hayatımıza giren Turist Ömer, seyircinin yoğun ilgisine mazhar olunca başlı başına bir film serisine dönüştürüldü. Turist Ömer (1964), Turist Ömer Dümenciler Kralı (1965), Turist Ömer Almanya’da (1966), Turist Ömer Arabistan’da (1969), Turist Ömer Yamyamlar Arasında (1970), Turist Ömer Boğa Güreşçisi (1970) ve Turist Ömer Uzay Yolunda (1973) olmak üzere toplam yedi filmden oluşan seri, kısa sürede Yeşilçam’ın unutulmazları arasına girmeyi başardı. Ayrıca Turist Ömer’i, Helal Olsun Ali Abi’nin yanı sıra Ayşecik Cimcime Hanım (1964) filminde de yine bir yan karakter olarak izleme imkanı bulduk.

Ölümsüz aktörlerimizden Sadri Alışık‘ın hayat verdiği karakter neşeli mizacı, kaygısız tavırları, espritüel kişiliğiyle seyircinin gönlünde taht kurdu. Sıra dışı durumlara verdiği içten tepkileri öylesine doğaldı ki, halk Turist Ömer’i bağrına basmakta hiç zorlanmadı. Meşhur şarkısında da dediği gibi sabahları bir, akşamları beş kadeh deviren, izmaritin en hasını gözüne kestiren, parayla pulla işi olmayan aylaklık mütehassısı bir İstanbul delikanlısıydı o; yani tümüyle bizden biriydi aslında. İyi niyetinin bir sonucu olarak en çetrefilli durumlardan bile usulca sıyrılmayı başaran Turist’imiz, her filmde bambaşka bir maceraya yelken açıyordu. Yeri geliyor yamyamlarla tamtam dansı yapıyor, yeri geliyor matador olup arenayı birbirine katıyor ve yeri geliyor Uzay Yolu‘nun meşhur yıldız gemisi Atılgan‘a kapak atıp Mister Spak’a tebelleş oluyordu…

turist omer uzay yolunda

Serinin son filmi olan ve yönetmenliğini Hulki Saner’in, senaristliğini ise Ferdi Merter’in üstlendiği Turist Ömer Uzay Yolunda, kuşkusuz Turist Ömer’in en sıra dışı macerasıydı. Senaryosu Star Trek’in The Man Trap adlı bölümünden uyarlanan film, dikkat çekici parodilerden biri olarak akıllara kazınırken, Star Trek’in ilk gayrı resmi sinema filmi olarak da tarihe geçti. Uluslararası mecrada “Türk İşi Star Trek” olarak anılıp teveccüh gösterilmesinin altında yatan en önemli nedenlerden biri de bu tarihi vasfıdır. Kadrosunda Erol Amaç (Mister Spak), Cemil Şahbaz (Kaptan Kirk), Ferdi Merter (Doktor McCoy), Füsun Olgaç (Uhura) gibi isimleri barındıran yapım, asıllarına benzetilmeye çalışılmış karakterleri ve dekorlarıyla eğlenceli bir atmosfer yaratmayı başarıyor.

Kaptan Kirk komutasındaki uzay gemisi Atılgan yeni görevine çıkmıştır. Orin 7 gezegeninde eşi ile yalnız yaşayan Profesör Krater’den raporları teslim almaları gerekmektedir. Mister Spak, bir ekiple gezegene iner. Ancak tayfalardan biri beklenmedik şekilde ölür ve Doktor McCoy ölüm sebebini belirlemekte zorlanır. Katil, profesörün karısı Nancy’dir. Profesör, onu kurtarmak için zaman makinesiyle gezegene eski çağlardan bir canlı çekmeye karar verir. Turist Ömer, o sırada tanımadığı bir kadınla evlendirilmek üzeredir. Nikâh kıyılacağı esnada makine, Ömer’i Orin 7’ye çeker. Turist Ömer kurtulduğunu sansa da, macera daha yeni başlamaktadır…

turist omer uzay yolunda

“Tepkileri insanınkini andırıyor, ama anası başka babası başka gezegenden olmalı.” Mister Spak

Tanıdık Efes manzaraları eşliğinde bize yabancı bir dünya betimlemeye çalışan film, hindi gibi kabaran insansı robotları ve tebessüm ettiren görsel efektleriyle bir yandan ağızda ‘pulp fiction’ tadı bırakırken, diğer yandan kendini ciddiye alan bir hikaye anlatmaya çabalıyor. Özellikle Atılgan’ın köprüsünde yaşananlar, filmin en unutulmaz sahneleri arasında. Gemi personeli canhıraş görevini ifa etmeye çalışırken, Turist Ömer’in rahat ve meraklı tavırlarıyla nizamın canına okuması, “Türkler Uzayda” geyiğinin de çıkış noktası sayılabilir. Hatta Turist Ömer’in muzipliklerine daha fazla dayanamayan Mister Spak, son bir umutla Kaptan Kirk’ten yıllık iznini talep ediyor.

Turist Ömer’in gazabına uğrayanlar arasında geminin her şeyi bilen Komputer‘i de var üstelik. “Ne var, ne yok” sorusunun felsefi ağırlığı altında ezilen, “zıııt nedir”e cevap veremeyip devreleri yakarak histeri krizine gark olan zavallı Komputer’in çilesi evlere şenlik. Uzay kızları, kılık değiştiren yalayıcı tuz canavarı, bir çiviye iple asılmış ses büyüteci, yanıp sönen ampuller ve tabii “şşşştt” diye açılıp “şşşiiuu” diye kapanan o meşhur otomatik kapılar… Bu güzide Türk filminde herkesi eğlendirecek bir şeyler var. Bu yüzdendir ki eskimek şöyle dursun, yıllandıkça kültleşiyor. Uzay sahnelerini Star Trek’ten yürütmesi ise, diğer pek çok fantastik Türk filminden aşina olduğumuz üzere pek de şaşırtıcı değil.

turist omer uzay yolunda

70’li yıllarda iyice zirve yapan fantastik Türk sineması, genel anlamda çizgi roman konseptinden ve Amerikan yapımlarından devşirme hikayeler sundu. Bunların pek çoğu unutulup gitse de, bir kısmı hafızalarda yer etmeyi sürdürüyor. Turist Ömer Uzay Yolunda filmi de bu dönemin en akılda kalıcı işlerinden biri olarak tarihte iz bırakmayı başardı.

Sahi, “zııt” nedir komputer?

Kapak İllüstrasyonu: Reha Akar

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Otuz yıllık amatör bir düş gezgini, saplantılı bir bilimkurgu hayranı ve Nietzsche ile başbaşa iki kadeh tokuşturamadığı için tanrıya atarlanan şizofrenik bir peygamberdir. Müziğin karanlık ve habis dehlislerinde dolaşmaktan sapıkça bir zevk duyar. Son olarak, dağa kaldırdığı kızın profesyonel dağcı çıkması sonucu hayata küstüğü rivayet edilmektedir.



Facebook Yorumları

Yorum