bilimkurgu kulubu

Sinema tarkin

Tarih: 27 Aralık 2016 | Yazar: İsmail Yamanol

0

Teknoloji ile Oyuncuları Yeniden Yaratmak

‘’Sizi dijital taramadan geçirmek istiyoruz. Her şeyinizi; vücudunuzu, yüzünüzü, duygularınızı, gülüşünüzü, göz yaşlarınızı… Sanal bir örneğinizi yaratacağız. Böylece Robin Wright sonsuza dek bizim olacak…’’

Bunlar 2013 çıkışlı bilimkurgu filmi The Congress’te, Jeff Green’in bir oyuncuyu gelecek nesiller için kaydetme fikri üzerine konuşurken söylediği sinir bozucu sözlerdi. Robin Wright, devir işleminin ardından görünümünün nasıl kullanılacağına dair tüm kontrolü kaybedecek ve böylelikle de stüdyonun bir malı haline gelecekti. Son Star Wars filmi Roque One için baştan yaratılan aktör Peter Cushing’i izlerken, bu sözleri düşünmemek elde değil.

20 yıl önce hayatını kaybeden aktörü, Yeni Bir Umut filmindeki Vali Tarkin rolüyle tekrar karşımızda görmek, nostaljik olduğu kadar ürpertici de bir deneyimdi. Öyle ki Cushing sadece görünmekle kalmıyor, aynı zamanda konuşuyor, yürüyor ve hatta sinirleniyordu… Deyim yerindeyse usta aktör baştan yaratılmış gibiydi. Roque One’ın yankıları süredursun, önceki filmlerden tanıdığımız pek çok karakterin teknoloji ile yaratılması bir süredir yatışmış görünen bazı tartışmaların tekrar gün yüzüne çıkmasına neden oldu.

tarkin-returnjpg

Tamamen CGI ile yaratılan Peter Cushing’i Roque One filminde Tarkin rolünde görüyoruz.

Peter Cushing’in gelişmiş CGI teknolojisi kullanılarak Rogue One’da rol alacağı haberleri ilk patlak verdiğinde eleştirmenler iki kutba ayrılmıştı. Bir kısmı bunu büyüleyici bulurken, bir kısmı da sanat ile teknoloji arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığından yakınıyordu.

Sonuç olarak Roque One, sinema salonlarında görücüye çıktı ve izleyiciler de tıpkı eleştirmenler gibi ikiye bölündü. Öyle ya da böyle; en başından beri teknolojinin sinemada kullanımı geniş yığınları her daim hayrete düşürmeyi başarmıştır. Bu durum Cushing’in sanal olarak yaratılmasında da kendini gösterdi ve hepimizin değişik duygular yaşamasına neden oldu. Elbette sinemaya özgü bu büyüleyici beceri, akla endüstrinin geleceğine yönelik pek çok soru da getirdi. Kuşkusuz bu sorulardan en önemlisi de, yaşamını yitirmiş bir aktörü ticaret malzemesi haline getirmesinin hukuki ve etik boyutuyla ilgiliydi.

Brandon Lee

The Crow filminde Brandon Lee.

Öncelikle hemen belirtelim, Cushing’in dönüşü sinema piyasası için bir ilk değil ve öyle görünüyor ki son da olmayacak. Alex Proyas tarafından yönetilen ve kısa süre içinde kült mertebesine yükselen The Crow filmini hepiniz anımsıyor olmalısınız. Filmin başrol oyuncusu Brandon Lee, çekimler sırasında trajik bir kaza sonucu yaşamını yitirmiş ve film, oyuncunun önceki sahnelerdeki görüntüleri kullanılarak bitirilmişti. Yine buna benzer bir olay Gladyatör filminde de yaşanmıştı ve Ridley Scott’ın yönettiği yapım, hayata veda eden aktör Oliver Reed’in dijital bir kopyası yaratılarak tamamlanabilmişti. İki örnek de oldukça başarılıydı ve çoğu izleyici aradaki farkı bile anlamamıştı.

Tabii teknolojinin nimetleri ölen bir aktörü geri getirmekten ibaret değil. Örneğin dijital makyaj da son yıllarda sıkça kullanılan yöntemler arasında. Bu yöntem sayesinde aktörleri olduğundan daha genç göstermek mümkün. Captain America: Civil War filminde Robert Downey Jr ile Westworld dizisinde Anthony Hopkins, bu teknolojiden yararlanan isimlerden sadece ikisi.

michael-jackson

Holografik Michael Jackson konseri.

Bu “dijital diriliş” teknolojisinden nasibini alanlar arasında müzisyenler de var. Mesela 2012 yılında California’da düzenlenen Coachella Festivali’nde Dr. Dre ve Snopp Dogg‘a sahnede eşlik eden kişi, 16 yıl önce Las Vegas’ta vurularak öldürülen Tupac Shakur‘ın holografik bir kopyasıydı. Aynı teknoloji Frank SinatraElvis Presley, Freddie Mercury ve Michael Jackson konserlerinde de kullanıldı. Bu konserlerde hayranlar, ölmüş idollerini sahnede izlemenin keyfini çıkardılar.

Arrival, Fantastic Beasts and Where to Find Them ve yakında seyirci karşısına çıkacak olan Beauty and the Beast‘in görsel efektlerinden sorumlu şirket FrameStore, işi daha da ileri götürerek bir reklam filminde Audrey Hepburn’un 19 yaşındaki dijital görünümünü kullanmıştı. Kısacası, belki bilim ölümsüzlüğü henüz keşfedemedi ama Hollywood bu işi çoktan başarmış gibi görünüyor! Bu teknolojik gelişmelerden rahatsızlık duyan ünlüler de yok değil. Örneğin 2014 yılında hayata veda eden aktör Robin Williams, The Congress filminden sonra Hollywood’un gittiği yönü görmüş ve adı, imzası, fotoğrafı ve her türlü tasviri üzerindeki haklarının kullanımını 2039’a kadar resmen koruma altına almıştı.

TarkinRogueOne

Tekrar Rogue One’a döndüğümüzde, önemsiz gibi görünse de ilginç bir ayrıntıyla da karşılaşıyoruz. Peter Cushing’in ya da baştan yaratılan diğer oyuncuların IMDB gibi film veritabanlarında adları geçmiyor. Söz gelimi bu tür teknolojilerle görünümleri sıfırdan oluşturulan oyuncuların varisleri, yapım şirketlerinden herhangi bir hak iddia edebilirler mi ve ederlerse ne olur? Ya da dijital olarak hayata döndürülen aktörlerin ücreti kime verilecek? Tabii bir de işin etik tarafı söz konusu. Her şeyden önce, stüdyoların ölen bir aktörün görünümünü kullanma hakkı var mı? Eğer Pandoranın kutusu bir kez açılırsa bunun önüne geçmek nasıl mümkün olacak? Ölen aktör eğer yaşasaydı bu duruma ne derdi? Onun adına karar verme hakkını kendimizde nasıl bulabiliyoruz? Bu ve buna benzer sorular şimdilik yanıtsız…

Kesin olarak bildiğimiz bir şey varsa, o da Williams’ın yaptığı gibi görünümünü korumaya yönelik yasal tedbir almamış bir aktörün işinin zor olduğu… Zira film stüdyolarına tasvir kullanımında kısıtlama getiren herhangi bir yaptırım mevcut değil. İleride bu konuyla ilgili olarak yasal düzenlemeler muhakkak getirilecektir. Ama siz o vakte kadar Marlon Brando, James Dean, Grace Kelly ve benzeri Hollywood ikonlarıyla karşılaşmaya şimdiden hazırlıklı olun…

Kaynak: Independent

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Otuz yıllık amatör bir düş gezgini, saplantılı bir bilimkurgu hayranı ve Nietzsche ile başbaşa iki kadeh tokuşturamadığı için tanrıya atarlanan şizofrenik bir peygamberdir. Müziğin karanlık ve habis dehlislerinde dolaşmaktan sapıkça bir zevk duyar. Son olarak, dağa kaldırdığı kızın profesyonel dağcı çıkması sonucu hayata küstüğü rivayet edilmektedir.



Facebook Yorumları

Yorum