bilimkurgu kulubu

Film İncelemeleri Solo Star Wars Story

Tarih: 9 Haziran 2018 | Yazar: Buğra Şendündar

0

Solo: A Star Wars Story

Önceki Star Wars yapımlarına kıyasla daha az bir reklam kampanyasıyla vizyona giren Solo: A Star Wars Story, bu özelliğini çalkantılı yapım sürecine borçlu. The Lego Movie (2014) filmleri ile gişede hatırı sayılır bir başarı yakalayan ortak yönetmenler Phil Lord ve Christopher Miller, Han Solo projesinin çekim sürecinde ciddi oranda ilerlemişlerdi; fakat Lucasfilm, yapımın mizah dozunun hayli yüksek olacağını düşünerek, yönetmenlerin işlerine son verdi. Kathleen Kennedy’nin başında bulunduğu Lucasfilm, garantici bir yol izleyerek, projeyi toparlaması için Oscar ödüllü yönetmen Ron Howard ile anlaştı. 2016 tarihli Rogue One da benzer bir kaderi yaşamıştı; filmden tam olarak tatmin olmayan yapım şirketi, bazı sahneleri yeniden çektirmiş ve ilave sahneler ekletmişti. Son dönem Star Wars filmlerine çokça müdahale edilmesi, serinin hayranlarının da tepkisini beraberinde getirdi; dolayısıyla en çok tepki gören kişi, şirketin yönetiminde yer alan Kathleen Kennedy oldu.

Disney’in 2012’de Lucasfilm’i astronomik bir ücret karşılığında satın alması ve kısa süre sonra Star Wars filmleriyle ilgili on yıllık planlarını sunması, elbette bir heyecan fırtınası yaratmıştı. Disney, yeni bir üçlemenin yanı sıra spin-off (yan hikâye) projelerini de sunmuştu; Han Solo, şirketin kesinleşen projelerinden birisiydi. Spin-off filmlerinin ilk halkasını oluşturan Rogue One, The Force Awakens’ten (2015) daha çok beğeni almayı başarmıştı. Her yıl yeni bir Star Wars filmi ile karşılaşacak olmamız, bu evrenin tutkunları için sevindirici bir gelişme; fakat eserlerin nitelikleri konusunda memnun olmayan ciddi de bir kesim var. İlginç olansa; Rogue One ve Solo’nun, The Force Awakens ve The Last Jedi’den daha çok beğenilmiş olması. Gene bir spin-off projesi olarak gündeme gelen Boba Fett filmi de resmi olarak doğrulandı.

Solo A Star Wars Story

Yönetmen koltuğunda Apollo 13 (1995) ve A Beautiful Mind (2001) gibi ses getirmiş filmlere imza atmış Ron Howard yer almasına rağmen, yönetmenin alışageldik tarzını en az yansıttığı bir eser. Howard, projenin toparlanması amacıyla getirtildiği için, işin bu yönü ile başarılı oluyor; çekimlerinin yüzde yetmişi tamamlanmış bir yapımı tekrardan sil baştan toparlamaya çalışmak yorucu bir süreç. Yönetmen değişikliği doğal olarak yapımın gösterim tarihini geciktirdi ve o sıralar başka projelerde bulunan bazı oyuncuların tekrardan çekimlere çağrılmasıyla da uğraşıldı. The Empire Strikes Back (1980) ve Return Of The Jedi’nin senaryosunu yazan Lawrence Kasdan’ın projede yer almış olması, deneyimli yönetmen için büyük bir avantajdı.

Han Solo’nun (Alden Ehrenreich) doğduğu gezegen Corellia’da başlayan yapım, ilk dakikalarda karanlık tonlara sahip. Bir tersane gezegeni olan Corellia’da İmparatorluk için donanma gemileri üretilmektedir. Suçun tavan yaptığı gezegende Han Solo da kirli işlere bulaşmış, kaçakçılık gibi işlerle uğraşmaktadır. Solo’nun sevgilisi Qi’ra’dan (Emilia Clarke) ayrı kalmasını, İmparatorluk donanmasına katılışını, kaçakçılık yapan bir gruba dahil olmasını ve kaçınılmaz olarak Chewbacca ile nasıl tanıştığını anlatan yapım, derinlikli sulara inmeden eğlenceli bir iki saat vaat ediyor. Senaryo; Han Solo, Chewbacca ve Lando Calrissian (Donald Glover) üçgeninden şekillendirilmiş. Kaçakçılık çetesinin başında bulunan Beckett (Woody Harrelson) senaryonun adeta lokomotifi. Beckett’in yer aldığı hemen hemen her sahne bir aksiyonla sonuçlanıyor. Kötü adam kadrosunda bulunan Dryden Vos rolüyle Paul Bettany, şimdilik Star Wars filmleri içindeki en silik düşman karakter.

Solo A Star Wars Story

Solo, Beckett’in grubuna katılmasıyla kendisini bir gangster olan Dryden Vos için çalışırken bulur. Bir trende bulunan coaxium adındaki patlayıcı özelliği olan yakıtları çalıp Dryden Vos’a teslim edeceklerdir; fakat tren soygunu sırasında bir başka asi grupla karşılaşmaları sonucu coaxium’ların patlamasına neden olurlar. Solo; Beckett’e, başka bir yerde coaxium bulabileceğini önerir ve yeni dostu Chewbacca ile Kessel gezegenine giderler; Gezegende bulunan madenlerde bu maddeden bolca vardır. Bir kumar oyununda tanışacağı Lando ile anlaşarak, meşhur Millennium Falcon uzay gemisiyle maceraya atılırlar. Güvenilirliği tartışılır olan Beckett, ilerleyen süreçte Solo’nun en büyük destekçisi olur.

Uzayda geçen bir Western filmi havasında geçen yapım, “büyük tren soygunu” sahnesiyle de türün alışageldik klişesini modernize ediyor. Bir kovboyu andıran giyim tarzı ve belindeki kemerinfr yer alan silahıyla Han Solo, Star Wars evreninin en karizmatik karakterlerinden. Alden Ehrenreich’in bu rol için adı ilk duyurulduğunda stüdyo tepkiyle karışık yorumlarla karşılaştı. Han Solo karakteri, Harrison Ford’un bedeninde hayat buldu ve onunla özdeşleşti; fakat Ford, ironik olarak, bu karakterden adeta nefret eden bir oyuncu; karakterinin yeterince “derinlikli” işlenmediği şikayeti, bu nefretinin nedenlerinden birisi. Ama Ford, The Force Awakens’ta ikonik rolü ile tekrar geri dönerek hayranlarını sevindirmişti. Tek şartı vardı: Han Solo’nun bu sefer ölmesi.

Solo A Star Wars Story

Alden Ehrenreich’in performansı filmin kendisinden daha çok merak ediliyordu. Ehrenreich’e oyuncu koçu tutulması, serini hayranları tarafından yanlış anlaşıldı. Oyuncu koçu meselesi Ehrenreich’in performansının beğenilmemesinden değil, oyuncunun mimik ve beden dili olarak Harrison Ford’un Solo’suna mümkün olduğunca yaklaştırmak içindi. Genel olarak Ehrenreich’in başarılı bir performans sergilediği söylenebilir. Aynı şekilde Donald Glover’da Billy Dee Williams’ın Lando Calrissian karakterine yakın bir oyun sergiliyor. Chewbacca kostümünü bu sefer Joonas Suotamo, Peter Mayhew’dan devir alıyor. Genel olarak yapımda, oyunculuk anlamında yerinde performanslar sergilendiği görülüyor.

Spin-off yapımları, görece, bilimkurgu sinemasına daha yakın bir konumda seyrediyor. Jedi’lerin yokluğu ve karakterlerin özel güçlere sahip olmayışı, eserleri fantastik olmaktan uzaklaştırıyor. Bu açıdan spin-off projeleri, Star Wars evrenine verilen farklı bir bakış açısı gibi… Aslında bu farklı bakış açısını Disney’in Lucasfilm’i satın almasıyla iptal ettiği bir Star Wars oyunu gerçekleştirecekti. Satın almadan önce LucasArts tarafından geliştirilen Star Wars: 1313 oyunu, Coruscant gezegenindeki ödül avcılarının maceralarını konu alacaktı. İlk yayımlanan oyun içi görüntülerde Jedi’lerin yer almayacağı ve bir yan hikâyenin anlatılacağı hemen anlaşılıyordu. Kim bilir, iptal edilen oyunun getirmiş olduğu bu farklı bakış açışı Disney’e spin-off projeleri için ilham olmuştur.

Star Wars 1313

Disney’in Lucasfilm’i satın almasıyla Star Wars: 1313 oyunu iptal edildi.

Yapım, Star Wars filmleri içinde önemli bir noktada yer almayacaksa bile, yeni üçlemenin son iki filminden daha keyifli. Devamı çekilmesi düşünülen yeni Solo projesinin hayat bulması, bu filmin gişe başarısına bağlı olacak. Filmin yerden yere vurulmamasında Disney’in yapıma yönelik iddialı olmayan reklam kampanyası etkili oldu. Eğer yapım, iddialı bir “Star Wars” filmi olacağına yönelik kampanyalarla gösterime sokulsaydı, çok daha olumsuz tepkilerle karşılaşabilirdi. Solo: A Star Wars Story hem Star Wars filmleri içinde hem de sinema tarihinde, yapım aşamasında yaşadığı çalkantılardan ötürü hatırlanacak. Beklentilerin çok yüksek tutulmadan izlenmesi gereken ama bir şansı da hak eden bir eser. Son sahnede yer alan sürpriz sona da dikkat.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

1979 İstanbul doğumlu. Sinemaya olan ilgisi daha yedi yaşındayken dedesiyle sabahlara kadar film izlemekle başlar. Daha önce çeşitli mecralarda sinema üzerine makale ve eleştiriler kaleme aldı. Günümüzde, Bilimkurgu Kulübü'nde yazarlık serüvenine devam ediyor. Ona göre sinema, insanın kendini keşfetmesidir.



Facebook Yorumları

Yorum