bilimkurgu kulubu

Kısa Film RAKKA

Tarih: 15 Temmuz 2017 | Yazar: Buğra Şendündar

0

Sektöre Meydan Okuyan Adam: Neill Blomkamp

Chappie’nin (2015) gişede isteneni verememesi, Neill Blomkamp’in kariyerinde ciddi bir çöküş yaratmadı. Blomkap, Chappie’nin en kişisel eseri olduğunu ve yapımın, kafasında tasarladığı haline oldukça yaklaştığını belirtmişti. Stüdyonun projesinden memnun kalmadığının farkında olmasına rağmen, eserinden gurur duyuyordu. Yapımında Sigourney Weaver ile çalışması yeni bir Alien filmi fikrinin ortaya çıkmasına neden olmuştu. Sonrasında konsept çizimlerin hazırlanması ve stüdyonun da yeni bir Alien filmine onay vermesi, hızlı bir süreçte gerçekleşmişti. Blomkamp, yeni projesine yaklaşık iki yılını harcamıştı; fakat Ridley Scott, Alien: Covenant ve muhtemel devam filmleri yüzünden, genç yönetmenin projesini sonlandırdı. Bir an ortada kalmış gibi görünen yönetmenin başka fikirleri de vardı; birbirinden bağımsız, bir dizi konsept kısa film.

1979 Güney Afrika doğumlu yönetmen, iflah olmaz bir bilimkurgu hayranıdır. Kariyerinin emekleme dönemlerinde art arda çektiği kısa filmlerle kısa film türünde uzmanlaşmıştır. Özellikle Alive in Joburg (2005) kısa filmi ile dikkat çekişinin ardından Peter Jackson’ın yapımcılığında District 9’ı (2009) kotarmıştı. İptal edilen Alien projesinden sonra boş durmadı; bağımsız bir stüdyo olan OATS STUDIOS çatısı altında bir dizi kısa film çalışmalarına başladı. Fakat yönetmen, ilk birkaç kısa film tamamlanmadan, basına yeni çalışmaları hakkında bilgi vermedi. Blomkamp’ın amacı; Alive in Joburg’ta olduğu gibi, yakın gelecekte uzun metraj olma ihtimali olan bazı konsept kısa filmler çekmekti. Her bir film farklı konu ve anlatıma sahip olacaktı. Birbirinden farklı kısa deneysel filmler ile yönetmenlik alanında yeni neler yapabileceğini keşfedecekti. Bu sayede Blomkamp, hem kendisine hem de sektöre meydan okuyacaktı. Ve en sonunda 2017 E3 oyun fuarında, kendisi için yapılan özel röportajda yeni çalışmaları hakkında resmi açıklamasını yaptı.

RAKKA

Sigourney Weaver: RAKKA

Blomkap’ın aynı zamanda kurucusu olduğu OATS STUDIOS, deneysel film yapımı amacı ile kurulmuş bir stüdyo. Yaratıcı yeni fikirlere açık ve film endüstrisinde yer almak isteyen yönetmen adaylarına kapılarını açma gayesi ile kurulmuş bir şirket. Aynı zamanda yönetmenin çalışmalarını özgürce gerçekleştirebilmesi açısından da önemli bir oluşum. Tanınmış yönetmenlerin kendi film stüdyolarını kurmaları yeni bir durum değil. Örnek olarak; Robert Rodriguez, filmlerini 90’lı yıllarda kurduğu Troublemaker Studios isimli prodüksiyon şirketinde gerçekleştiriyor. Bu sayede eserlerini Hollywood’un baskıcı sisteminden uzakta, bağımsız bir şekilde gerçekleştirebiliyor. OATS STUDIOS, henüz yeni olduğu için, uzun metrajlı yapımların altından kalkacak maddi güce henüz sahip değil. Bu güce sahip olabilmesi için, Blomkamp’ın yeni kısa filmlerinin başarılı olması şart. Yakın zamanda stüdyodan çıkan ilk konsept film olan RAKKA, kısa sürede bir milyonun üzerinde izlenerek büyük bir beğeni kazandı. Bu hem stüdyo hem de Blomkamp için büyük bir başarı. Oats stüdyoları, yaptıkları çalışmaları YouTube ve Steam üzerindeki kanallarında yayımlıyorlar.

Yakın bir gelecekte uzaylı işgalini konu alan Rakka, karamsar bir apokaliptik manzara sunuyor. Görünüş olarak yılan ve timsahı andıran uzaylı varlıklar dünyayı ele geçirirken, insan ırkının da geleceği tehlike altına girmiştir. İşgal sırasında dünya ekosistemini de kendilerine uygun hale getirmeye çalışırlar. Atmosfer koşulları değiştikçe nefes almak insanlar için giderek zorlaşır. Telepatik yetenekleri hayli gelişkin olan bu varlıklar, zihin kontrolüyle insanları istedikleri gibi yönlendirebilmektedir. İnsan ve uzaylı savaşını anlatan kısa film, referansını Terminator filmlerinden alıyor. Sigourney Weaver’in hayat verdiği Jasper, isyancı grubun liderliğini üstleniyor. Jasper’ın mücadeleci ruhu, Terminator evrenindeki John Connor ile benzerlikler göstermekte. Kısa yapımların birer konsept proje olmasından dolayı referanslarını bilinen yapımlardan alması gayet anlaşılır bir durum.

RAKKA

Yaratıklar, insanlar üzerinde birtakım deneyler de yapmaktadır. Zihni propaganda amacıyla programlanmış beyaz yakalı bir adamın uzaylılar eşliğinde yaptığı konuşma da bu deneylerin bir sonucu. Kimi insanlarsa üreme tesislerini andıran yapılarında, adeta bir kuluçka makinesine dönüştürülmüş durumdalar. Blomkamp, Chappie’den sonra Sigourney Weaver ile tekrar birlikte çalışarak, seyir sevki yüksek bir iş ortaya koyuyor. Böylelikle, yeni stüdyosuyla birlikte ilk büyük sınavını vermiş oluyor.

Kısa film serisinin ikinci filmi Firebase, bizleri Vietnam savaşının dehşet verici dünyasına götürüyor. Amerikan askerlerinin Vietnamlılarla olan savaşında, bir takım doğaüstü olaylar baş göstermeye başlar. Nehir Tanrısı adı verilen varlık, önüne çıkan Amerikan askerlerini katletmektedir. Bu şeytani varlığı yok etmek için CIA özel bir silah geliştirir: STG. Hines (Steve Boyle), bölgedeki birliğin en kıdemli askeridir. Bu gözü kara asker, nehir tanrısını bulup, yok etmeyi kişisel meselesi haline getirmiştir. CIA, Hines’ın tecrübelerinden faydalanıp, bölgede olan korkutucu olaylarla ilgili bilgi alır. Hines, CIA ile işbirliği yapmayı kabul edip örgütün geliştirdiği özel silahı kullanmayı kabul eder.

FIREBASE

Firebase

Firebase, Rakka’ya göre daha basit bir hikâye örgüsüne sahip olsa da görsel açıdan üst düzey bir kalitede. Açılış sahnesinde, yaşanan doğaüstü olayların aktüel kamera ile kısaca anlatılması deyim yerindeyse hipnotize edici. Şiddet içeren sahnelerin ve ölü bedenlerin detaylıca gösterilmesi rahatsız edici olabilir. Nehir tanrısının ölü deri ve kemik parçalarıyla vücut bulduğu dönüşüm sahnesi son derece estetik. Blomkamp, bu sefer korku türünde maharetlerini sergileyip, savaşın korkutucu yüzüne dikkat çekiyor.

Konsept film serisinin üçüncü halkası olan ZYGOTE’ta, yönetmen çıtayı iyice yükseltiyor. Alien ve The Thing hayranlarını memnun edecek olan yapım, korkutucu bir yirmi dakikalık deneyim sunuyor. Dünya uzun bir süre belli aralıklarla meteor yağmurlarına maruz kalmıştır. Düşen meteorlar değerli materyallere sahiptir. Madencilik şirketleri meteorların yoğun olduğu bölgelere üsler kurmuştur. Kutup bölgesindeki üste, madencilerin açtığı bir kayadan sıra dışı bir şey çıkar. Işık huzmesine benzeyen şey, bedenleri ele geçirir ve kendine biyolojik bir beden yaratmaya çalışır. Ortaya şekilsiz gibi görünen ve insan bedenlerinden oluşan bir varlık çıkar.

ZYGOTE

Zygote

Maden üssünde hayatta kalan son iki insan bu korkutucu yaratıktan saklanmaya çalışırken, iklim şartlarının elverişsiz oluşu üsse hapsolmalarına neden olur. Quinn (Jose Pablo Cantillo), yaralıdır ve fazla zamanının kalmadığının bilincindedir. Barklay’in (Dakota Fannig) daha güvenli bir bölgeye ulaşması için üssün bir bölgesinde bulunan odanın koordinatlarını verir. Quinn, o odaya güvenli bir şekilde ulaşabilecek midir?

Yapım son yıllarda gördüğümüz en korkutucu yaratığa ev sahipliği yapıyor. Yaratık, bedenleri ele geçirip dönüşüme uğrayan bir Necromorph’tur. Dünün çocuk yıldızı Dakota Fanning, güçlü performansıyla yapımı sırtlamayı başarmış. Zygote, kaçırılmaması gereken bir bilimkurgu/korku filmi.

Oats Studios

Neill Blomkamp, Lima isminde bir kısa filmin daha geleceğini anons ettiyse de şimdilik tarihi konusunda net bilgi vermedi. Yayımlanan filmlerin kısa sürede büyük ilgi görmüş olması bakalım yönetmenin kariyerini hangi yönde etkileyecek? Blomkamp’in yeteneği tartışma götürmez bir gerçek. Bu deneysel filmlerle yeteneğini daha iyi sergileme imkanına kavuştu. Deneysel yapımlarından hangisinin uzun metraja dönüşeceğine dair bir bilgi yok. Zaten mevcut haliyle de her biri muhteşem. OAST STUDIOS ile kariyerinde yepyeni bir başlangıç yapan yetenekli yönetmenin yeni çalışmalarını heyecanla bekliyoruz.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

1979 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi'nde işletme okudu. Yüksek lisansını Beykent Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünde tamamladı. Sinemaya olan ilgisi daha yedi yaşındayken dedesiyle sabahlara kadar film izlemekle başlar. Daha önce Edu-Art, Power Boats & Yachs ve Felsebiayt dergilerinde sinema üzerine makale ve eleştiriler kaleme aldı. Günümüzde, Bilimkurgu Kulübü'nde yazarlık serüvenine devam ediyor. Ona göre sinema, insanın kendini keşfetmesidir.



Facebook Yorumları

Yorum