bilimkurgu kulubu

Sinema lockout

Tarih: 10 Ekim 2017 | Yazar: Timuçin Tınmazsoy

0

Başkanın Kızını Kurtarmak: Lockout

Her ne kadar senaryosunun orijinal fikri Luc Besson’a aitmiş gibi görünse de benzer senaryodaki başka filmleri hatırlatan hikayesiyle çok da öyle olmadığını tahmin ettiğimiz, orta düzeyde bir bilimkurgu filmi olan Lockout türün sevenlerini az çok memnun edecek cinsten bir film yine de…

Gelecekte geçen filmimizin baş karakteri Snow (Guy Pearce), haylaz bir çocuk kıvamındaki aksiyon adamımız. İşlemediği bir suç yüzünden uzaydaki bir hapishaneye gönderilmek üzereyken, Amerikan Başkanının kızı hapishaneye yaptığı gezi sırasında rehin alınır. En tehlikeli suçluların kaldığı bu hapishaneden kızı kurtarabilecek tek kişi Snow’dur ve kızı kurtarması için anlaşma teklif edilir kendisine. Teklifi kabul eden Snow, hapishaneye doğru yola çıkar. Hayli tehlikeli olan bu mekanda, Snow başkanın kızını kurtarmak için aksiyon dolu bir maceraya girer.

lockout

Kısaca bu şekilde özetleyebileceğimiz filmin senaryosunun çok da orijinal olmadığını anlamışsınızdır sanırım. Senaryonun fikri her ne kadar aynı zamanda yapımcı koltuğunda oturan Luc Besson’dan çıkmış olsa da biraz da para kazanmak için yapılmış olduğu kokusu buram buram her yerinizi sarıyor. Besson, birkaç senede bir böyle projelerle geliyor bildiğiniz üzre. Arada sırada bazı sıkı örnekler çıksa da son zamanlarda pek tat vermiyor Fransız yapımcı ve yönetmen. Son dönemde “96 Saat” (Taken), hem olumlu eleştiriler almış hem de gişede başarı kazanmıştı hakkıyla. Bunda Liam Neeson’ın rolüne hayli yakışması da etkiliydi. Hatta oyuncu, özellikle o filmden sonra adeta bir aksiyon oyuncusuna dönüştü ve peş peşe benzer rollerde yer aldı.

Lockout’ta da yine bir karakter oyuncusu, kanlı canlı aksiyon oyuncusuna dönüşüyor ve iyi de oluyor sanki. Lakin Guy Pearce’in umursamaz tavırlı ve devamlı laf sokan espritüel adam konumundaki halleri, Snow’u izleyici için çekici bir karaktere dönüştürmüş. Hatta aktör Snow karakterinde, devam filmlerinde dahi gözükebilecek bir portre oluşturuyor. İyi bir oyuncu olduğunu bilsek de türe yakın bazı filmler olması o filmlerdeki diğer karakterleri de hatırlatmıyor değil… Akıllarımıza “Escape From L.A.”den Kurt Russell’ın canlandırdığı Snake Plissken geliyor ister istemez. Daha önce “Taken”da da rol alan ve kanımca Luc Besson’a sempatik gelen Maggie Grace, bu filmde de yine aynı sempatiklik ve çaresizlik içinde, üstüne bir de Snow karakterinin kendini beğenmiş umursamaz tavırlarıyla uğraşmak zorunda kalan başkanın kızı Emilie Warnock’u canlandırıyor. Komşu kızı tadında bir aktris için, ne eksik ne fazla başkanın kızı rolünde sempatik halleriyle isteneni verebilmiş.

Lockout-314

Filmdeki gerilim ögesi mahkumlar; geleceğin dünyasındaki karanlık suçlular derken iki oyuncu rolleriyle akılda kalacak cinsten karakterler oluşturmuşlar. Vincent Regan’ın canlandırdığı ve mahkumların lideri olan Alex ve hayli rahatsız kardeşi Joseph Gilgun’un canlandırdığı Hydell, filmin kötü tarafında başarılı performanslara imza atıyorlar. Özellikle Hydell’in sapkın tavırları, karakterin ne yapacağını kestiremediğiniz tekinsiz ve ironik şekilde mizahi yanıyla birleşince, eşine ender rastlanır kötü adamlardan birini izliyoruz. Aktörü daha önce “This Is England”daki Woody rolünden hatırlayanlar olacaktır. Lennie James, Peter Stormare ve Tom Hollander filmin dikkat çeken diğer oyuncuları.

Filmde Snow karakterini sevme nedenlerimizden birisi de böyle tehlikeli bir yerde bile soğukkanlılığını koruyup üzerine bir de muzip tavırlara girmesi. Bazı sahnelerde peşindeki mahkumları mizahla karışık şiddet eşliğinde (az çok zekasını da kullanarak) yok etmesi filmin vermek istediği eğlencelik malzemenin ana ögesi… Bilimkurgu filmi olması sizi şaşırtmasın, bazı durumlar bilimsel şamata teşkil ediyor lakin. Uzaydan Dünya’ya atlama sahnesi dahil birkaç sahnede “filmdir, ne yapsa yeridir” mantığı filmin inandırıcılığına sekte vuruyor ama izlediğimiz de bir belgesel değil sonuçta; eğlenebilmek için mantığınızı salonun dışında bırakın böyle filmlerde mümkünse…

lockout

Öyle çok iyi bir senaryoya sahip bir film olmasa da genel olarak orta seviyede bir bilimkurgu aksiyon filmi olan “Lockout”un yönetmenleri James Mather ve Stephen St. Leger. “Prey Alone” isimli kısa filmleri dışındaki ilk uzun metraj film deneyimlerinde Luc Besson’ın da katkısıyla fena bir iş çıkarmamışlar diyebilirim. Filmin aksiyon sosu hayli yerinde ve bazı şiddet sahnelerinde mizahın da öne çıkması filmi haylaz bir yapıya dönüştürüyor adeta. Bu komedi sosu olmadan film vasat bir filmin ötesine geçemeyebilirdi.

Sonuç olarak en akılda kalan elbette Snow karakteri. Kimi izleyicilerin sinirini bozacak şekilde maço olsa da seveninin de çok olacağını düşünüyorum aktörün de etkisiyle. Daha iyi devam filmleri neden olmasın diyorum “Lockout” için. İyi seyirler…

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Yazar ve çizer…



Facebook Yorumları

Yorum