bilimkurgu kulubu

Edebiyat valis-philip-k-dick

Tarih: 18 Mart 2018 | Yazar: Konuk Yazar

0

VALIS: Gerçeküstü Bilimkurgu Mitolojisi

Philip K. Dick’in (PKD) VALIS üçlemesine ait ilk kitabı, yazarın yeni bir boyuta geçtiği bir deney olarak karşımıza çıkıyor. Romanın konusu yazarın yaşadığı dini ve ruhani bir tecrübenin üzerine geliştirdiği muhtelif okült ve bilimkurgu teorileri olarak yorumlanabilir, lakin kitabın etkisi bu teorilerden daha büyük. Gerek kurgusal yapısı, gerekse konunun sıra dışılığı VALIS’i okumayı ayrık bir tecrübe haline getiriyor. Yazarın rasyonel ve duygusal karakterlerinin ayrıştığı kişilik bölünmesi anlatıcı ve bir alter ego (Horselover Fat, yazarın ismi üzerine bir sözcük oyunu) olarak karşımıza çıkıyor; kurgudaki tek ilginç taraf bu değil.

PKD erken yazılarında klasik bilimkurguyu yeni bir çağın coşkusuyla zenginleştiren yaratıcı bir yazarken, bu romanda onun muazzam derecede karmaşık benliğinin romanın içine aktığını ve post-modern edebiyat yaklaşımının inandırıcılık açısından düşünsel ve ruhani bağlamda zorlayıcı bir kurgunun içinde bizi gerçeküstü bir mitosa sürüklediğini gözlemliyoruz. Bazı çevrelerde modern bilimkurgunun peygamberi olarak adlandırılan PKD, bilimkurgu filmlerinde gördüğümüz birçok temanın mucididir. VALIS ya da Vast Active Living Information System (Devasa Aktif Yaşayan Bilgi Sistemi) ise yaşadığımız dünyanın bazı önemli niteliklerinin anlayışımızın ötesinde bir organizma tarafından kontrol edildiği düşüncesinin tohumu olarak görülebilir. Ünlü The Matrix serisi, VALIS’den etkilenen yapımlardan biridir.

philip-k-dick

VALIS’in ne olduğu kitapta muallak bir konu elbet, ama önce romanın girizgahındaki ruhani tecrübeden söz edelim. Bir gün PKD’nin kapısına gelen bir kadının taktığı Hristiyan balık sembolü yazarda bir tecrübeyi tetikler. Pembe bir ışın beynine saplanır ve kendini orta doğuda ilk Hristiyanların devrinde bulur, hatta o devirde yaşayan bir ilk Hristiyanla zihinleri birleşir ve bu kişi uzun süre PKD’nin zihninde yaşar. Tecrübe bununla sınırlı değildir. Pembe ışın PKD’ye oğlunun bir doğum hatası dolayısıyla ameliyat edilmezse öleceğini bildirir ve gerçekten ölümcül bir hastalığı olduğu ortaya çıkar. PKD aynı zamanda gelecekte yaşayan üç gözlü bir türle de özdeşleştiğini görür ve Yapay Zeka sesi olarak adlandırdığı bir sesten uzun müddet mesajlar alır. Yazarın bu doğaüstü tecrübesi Robert Crumb tarafından resmedilmiştir. Yazarın konu üstünde yazdığı uzun notlar ise The Exegesis of Philip K Dick başlığıyla yayımlanmıştır ve VALIS üçlemesine daha akademik bir ek olarak görülebilir.

PKD, açıklanması imkansız bir tecrübeyi açıklamak için otobiyografik öyküsü içerisinde birçok olasılığı inceliyor. Amfetamin bağımlılığı sonucu bir şizofrenik psikoz, gnostik teoloji, Dogon kabilesini ziyaret eden uzaylılar, simbiyotik bir uzaylı organizma, bütün dünyanın simülasyondan ibaret olduğu ve DNA hafızası bu olasılıklardan bazıları. Yaşadığı çelişkiyi çözümlemek için metafiziksel spekülasyonlar arasında mekik dokuyan yazar, bunu dünyanın en ilginç yolculuğu haline getirmeyi de ihmal etmiyor. Metafiziksel spekülasyonlarını ise meraklısı için kitabın ekinde bir Tractatus ile özetliyor. Aslında, PKD’nin Lovecraft’vari bir okült mitoloji – bilimkurgu sentezini yeniden canlandırdığını düşünüyorum. Bu bazı ilk bilimkurgu eserlerinde var olan ve ancak antik felsefede ya da dini metinlerde bulabileceğiniz derin, esrarengiz havayı bilimkurguya yeniden kazandırdığı an olabilir. Daha da fazlası, bu romanın daha sonraki bilimkurgu yazarları için gerçekçiliğin sınırlarını kırmayı kolaylaştırdığını söyleyebiliriz.

Sürrealizmin edebiyatta, özellikle bilimkurguda yeri olmadığını düşünebilirsiniz, ama siberpunk edebiyatında radikal biçimde bizim varlığımızdan farklı yaşamların anlatılması gerektiğinde PKD’nin öncülüğünü ettiği gerçeküstücülüğün rüya zamanına açılan bir kapı gibi çalıştığını düşünüyorum. Kaliforniya’daki uyuşturucu, radikal sanat kültürü ve Soğuk Savaş paranoyasının harmanlanması ise cabası. Öykünün kendisini çok irdelemiyorum, ama PKD’den bekleyeceğiniz konu kırılmalarının ve şaşırtmaların yer aldığını not edebilirim. Yalnız, tutarlı bir klasik öykü bekliyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz, bu roman daha çok kurgusallaştırılmış, belli bir konuya odaklanan, bir otobiyografik öykü gibi düşünülmeli.

Öyküye dair söyleyebileceğim ikinci şey, romanda PKD’nin yaşadığı tecrübenin sırlarına vakıf gözüken ve gizli mesajlar içeren VALIS adlı bir film ve çeken ekiple PKD’nin ve arkadaşlarının karşılaşmalarının yer aldığı romandan esinlenen Radio Free Albemuth isimli bir film de bulunmaktadır. Herhalde daha post-modern bir anlatım cihazı düşünemezdi ve başka hiçbir yazar bu kadar paranoyak bir öyküyü yüksek sanat haline getiremezdi. O yüzden, bilimkurgu meraklılarına sadece yazım tekniğini incelemek için bile okumalarını salık verebilirim. VALIS’i okuduktan sonra amfetamin sayesinde keçileri uzun süre önce kaçırmış bir bilimkurgucunun safsataları ile vaktinizi kaybettiğinizi düşünebilirsiniz ya da insan hayal gücünün zenginliğine hayranlık duyabilirsiniz. Wintermute’un kim olduğunu bu romanda öğrenebilirsiniz; Gnostik Hıristiyanlık öğretisini ve Sophia hakkındaki kehaneti anlayabilirsiniz. PKD uzun yıllar bu konudaki araştırmalarını sürdürmüştür ve Türkiye dahil birçok ülkeyi ziyaret etmiştir. Sadece bilimkurgu değil, en azından PKD için…

Hazırlayan: Eray Özkural

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Bu içerik bir konuk yazar tarafından üretilmiştir. Siz de sitemizin konuk yazarlarından biri olabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, kaleme aldığınız bilimkurgu temalı makale ve öykülerinizi konukyazar@bilimkurgukulubu.com adresine göndermek. Editör onayından geçen yazılarınız burada yayınlanıp binlerce okurun beğenisine sunulacaktır. Gelin bu arşivi birlikte büyütelim...



Facebook Yorumları

Yorum