bilimkurgu kulubu

Edebiyat Arthur C. Clarke

Tarih: 14 Aralık 2017 | Yazar: Burak Avcı

0

Unutulmaz Arthur C. Clarke Sözleri

Arthur C. Clarke’ın insanlık, Dünya’daki varlığımız ve Dünya’nın evrendeki yeriyle ilgili konular üzerine kendi görüşlerini yansıttığı alıntılar bulunuyor. Alıntılandığı yer belirtilmeyen sözler, Arthur C. Clarke’ın biyografisini yazan Neil McAleer tarafından derlenmiştir. Diğer sözlerin kaynakları ise Arthur C. Clarke Enstitüsü’nce teyit edilmiştir.

***

Bilgi özgürlüğü mücadelesinde nihai kararı siyaset değil, teknoloji verecektir.

***

Her devrimci fikir, üç çeşit tepki doğurur. Bunları şu cümlelerle özetleyebiliriz: 1- Gerçekleşmesi imkansızdır. 2- Gerçekleşmesi mümkündür, fakat değmez. 3- Zaten bunun hep iyi bir fikir olduğunu düşünmüşümdür.

arthur c clarke

Yeterince gelişmiş bir teknoloji, sihirden ayırt edilemez.

***

Türümüz daha kendini ispat aşamasında olduğundan, bilim birinci, etik ise ikinci derecede kalamaz. Böyle bir kombinasyon sağlam değildir ve özyıkıma uğrar.

***

Yargıçlar merhamet gösterebilir. Ancak kimse doğa yasalarına karşı çıkamaz.

***

Bütün cevapları biliyoruz demiyorum. Fakat soruların üzerine düşünmeye kesinlikle değer diyorum.

***

Zekanın hayatta kalmada bir faydası olup olmadığı henüz kanıtlanmadı.

***

Dünya’ya ya da yıldızlara evrendeki bir toz zerresi olarak gerçek perspektifinden bakıldığı zaman, milliyetçiliğin en uç halleri nasıl bu kadar uzun süre varlığını sürdürmüş diye insan hayret etmekten kendini alamıyor.

arthur c clarke

Bu gezegendeki rolümüz belki de Tanrı’ya tapmak değil, onu yaratmaktır.

***

Teknolojik bir toplumda ömürlerini dolduran son insanlar olabiliriz.

***

Siyasetçiler kovboy romanları ve dedektif hikayeleri değil, bilimkurgu eserleri okumalıdır.

***

Astrolojiye inanmıyorum; yay burcuyum ve yay burçları kuşkucudur.

***

Bir insanın dürüstlüğünü ölçmenin en iyi yolu tartısının hatasız olmasıdır; vergi belgesi değil.

arthur c clarke

İnsanlığın en büyük trajedilerinden biri, ahlakın din tarafından ele geçirilmesidir.

***

Mümkün olanın sınırları ancak bunların ötesine, imkansıza doğru geçerek tanımlanabilir.

***

Geleceğe bu kadar ilgi duyan ilk çağ bizimki olabilir, tabii bir geleceğimizin olmama ihtimali de biraz ironik.

***

Tanınmış ancak yaşlıca bir bilim insanı bir şeyin mümkün olduğunu söylüyorsa, kuvvetle muhtemel haklıdır. Bir şeyin imkansız olduğunu söylüyorsa, büyük ihtimalle yanılıyordur.

Eminim evren, zeki yaşam formları ile doludur; hem de buraya gelmeyecek kadar zeki…

***

İki çağ arasındaki dönüm noktasında bulunuyoruz. Arkamızda, hiçbir zaman geri dönemeceğimiz bir geçmiş var… Roketin gelişiyle milyon yıllık yalnızlığımız son buldu… Irkımızın çocukluğu artık bitti ve bildiğimiz anlamıyla tarih başladı.

***

Dünya dışında henüz en ufak bir yaşam kanıtı, hiçbir zeka izi bulamayışımız beni ne şaşırtıyor ne de hayal kırıklığına uğratıyor. Teknolojimiz gülünecek seviyede ilkel olabilir; belki de tamtamların sesini dinleyen orman vahşileri gibiyizdir.

arthur c clarke

İki ihtimal var: Ya evrende yalnızız ya da değiliz. İkisi de korkutucu.

***

Bilgi çağı insanlığa çok şey sunuyor. Çağın gösterdiği zorlukların üstesinden geleceğimizi düşünüyorum. Fakat şunu hatırlamamız muhim: İşlenmemiş veriler bilgi demek; bilgi, bilgelik demek, bilgelik de öngörü demek değildir. Ancak bütün bu aşamaların ilk adımı verilerdir.

***

Samanyolu’na bakarken, uzaylı temsilcilerin hangi yıldız kümelerinden geleceğini merak etmeden duramıyorum. Çok bilinen bir teşbih kullanacağım ama, yangın alarmının camını kırdık, artık beklemekten başka yapacak bir şey yok. Çok fazla beklemeyeceğimizi düşünüyorum.

***

arthur c clarke 2

Bayrakların uzay boşluğunda dalgalanmıyor oluşunda ümit verici bir sembolizm vardır.

***

Her insan o iç karartan, nihai soruyla yüzleşecektir: Ölüp gittiğimde dünya bir şey kaybedecek mi?

***

Şu an hayatta olan her insanın ardında otuz hayalet duruyor. Çünkü bu aynı zamanda yaşayanların ölenlere oranıdır.

***

Yerine makine koyulabilen her öğretmen, makineyle değiştirilmelidir.

***

Dinazorlar, değişen çevreye adaptasyon sağlayamadıkları için ortadan kalktılar. Günümüzün uzay araçları, bilgisayarlar ve termonükleer silahlarla kuşatılmış çevresine ayak uyduramazsak biz de ortadan kalkarız.

***

Asteroid veya kuyruklu yıldız çarpma tehlikesi, uzaya gitmemizin en doğru sebeplerinden biridir… Arkadaşım Larry Niven’in bir sözünü çok severim: “Dinozorların neslini tüketen şey bir uzay programlarının olmamasıydı,” der. Bizim de neslimiz uzay programımız yok diye tükenirse, hak ettik demektir.

arthur c clarke 7

Bilimkurgunun en büyük görevlerinden biri de, insanların geleceği rahatça kabul etmelerini sağlamak ve zihinsel esnekliği teşvik etmektir.

***

SETI (Dünya Dışı Zeka Araştırması) zamanımızın en önemli arayışlarındandır. Hükümet ve şirketlerin bunu yeterince desteklememesi ise beni şaşırtıyor.

***

2001: Bir Uzay Destanı, insanlık tarihinin en önemli dönemlerinden birinin yer aldığı çağda yazıldı. Neil Armstrong ve Buzz Aldrin’in Sessizlik Denizi’ne ayak bastığı vakit, bu çağdan sonsuza dek ayrılmış olduk. Tarih ve kurgu, artık geri dönüşü olmayacak bir şekilde birbirine bağlandı.

***

Her biri bir karmaşıklık mucizesi olan (genellikle gereksiz) milyonlarca aracın, iki yüz beygirlik bir motorla birlikte her yöne fırladıkları bir vaziyet içerisindeyiz. Bunların çoğu bir küçük ev boyutunda, tonlarca metalden oluşuyorlar ancak sadece tek bir yolcu taşıyorlar. Saatte yüz kilometre yapabilirler ama şans yaver giderse kırk yılı zor görürler. Bir yaşamlık sürede, insanlığın tarihte kullandığından daha çok miktarda geri dönüştürülemez yakıt tükettiler. Bunlar için yapılan yollar her ne kadar yeterli olmasa da küçük bir savaş maliyetinde; buradaki benzetme yerinde, çünkü neden oldukları ölü sayısı da aynı oranda.

***

Bazen bana nasıl hatırlanmak istediğim soruluyor. Bir yazar, sualtı kaşifi, uzay girişimcisi ve bilimi halka tanıtan biri olarak kariyerimi sürdürdüm. Bütün bunların içinde en çok yazar olarak anılmak isterim; okuyucuları eğlendiren ve umarım hayal güçlerini genişleten bir yazar olarak…

arthur c clarke

İnsanoğlunun yapabilecekleri hayal ettikleri ile sınırlıdır.

***

Küçük Dünya’mızda boş alan bırakmadık; yıldızlararasındaki derin boşluğu ise asla dolduramayız. Homer’in söylediği günlerdeki gibi yine uçsuz bucaksızlıkla karşı karşıyayız; dehşet ve ihtişamını, ilham veren olanaklarını ve korkunç kısıtlamalarını kabullenmeliyiz.

***

Bize en yakın yıldız ile en yakın gezegene olan uzaklığı tasavvur edebilmek için, size en yakın nesnenin sadece birkaç metre ötenizde olduğu ve binlerce kilometrelik yol boyunca başka hiçbir şeyin bulunmadığı bir dünya hayal edin.

***

Uzay, tanımlayabileceğimiz bir sınırı olmadan haritalanıp, gezilip, zapt edilebilir, ancak hiçbir zaman fethedilemez. Irkımız gelişiminde en nihai noktaya ulaştığında bile yeryüzünde dolaşan karıncalar gibi olacağız. Karıncalar tüm dünyayı kapladılar, fakat fethettiler mi? Sayısız kolonileri dünya hakkında ne biliyor, birbirlerinden haberdarlar mı ki? Dünya’dan açıldığımızda bize de aynısı olacak, benzerliklerimiz ve anlayışlarımız değişecek.

***

Şunu hiç düşünmeyiz: Halen deniz canlılarıyız. Doğumumuzdan ölümümüze kadar taşıdığımız ve adına deri dediğimiz su dolu uzay kıyafetleri sayesinde denizlerden çıkabildik.

***

Başka gezegenlere ulaştığımızda veya uzayda yeni laboratuvarlar kurduğumuzda keşfedeceğimiz yasaları, enerji ve buluşları öngöremeyiz. Balık, ateş ve elektriğe ne kadar uzaksa, biz de bunlara o kadar uzağız.

arthurcclarke

Şu koca evrende öncelikli meselesi insan olan bir tanrı çok da önemli bir tanrı sayılmaz.

***

İhtiyacımız olan karşımızdakinin bakış açısını anlamamızı sağlayacak bir makine.

***

Bilim sabır ister.

***

Tarih geçmişin basit bir kaydı değil; daima insanları şekillendirmenin bir aracı olmuştur.

***

Satıcılar gülünç görünüyorlardı. Yapacakları anlamsız kâr ile o kadar meşgullerdi ki, kendi yakın geleceklerindeki harap olmuş çağların ve hatta kendi muhtemel ölümlerinin farkında bile değillerdi.

***

Belki de nihilist filozoflar haklıdırlar. Evrende bulabileceğimiz tek şey hayat ve ruhun amansız mücadelesidir, çünkü kozmosun denge durumu ölümdür.

***

Dünyamızı hep güvenilir bir yuva olarak gördük. Oysa yaşam, gezegenin gelişigüzel gerçekleşen jeolojik vahşetine karşı kendini savunmayı öğrenmek zorunda kalmıştır.

***

Arthur C. Clarke, Aralık 2007’de, 90.doğum gününü kutlarken tüm dünyadan arkadaşlarına bir mesaj gönderdi. Mesajın bir bölümünde, Clarke üç arzusundan bahsetti.

İlk olarak, uzaydışı yaşamla ilgili kanıt görmek istiyorum. Her zaman evrende yalnız olmadığımızı düşünmüşümdür. Fakat hala uzaylıların bizi aramasını ya da bize bir çeşit işaret vermelerini bekliyoruz. Bunun ne zaman gerçekleşeceğini tahmin edemeyiz, ne kadar çabuk olursa o kadar iyi!

İkinci olarak, şuanki petrol bağımlılığımızdan kurtulmuş olmamızı, temiz enerji kaynakları kullanmaya başlamamızı isterim. İklim değişikliği buna yeni bir aciliyet kattı. Uygarlığımızın enerjiye ihtiyacı var, fakat petrol ve kömürün gezegenimizi kavurmasını müsaade edemeyiz.

Üçüncü arzum memleketim ile alakalı. 50 yıldır Sri Lanka’da yaşıyorum, 25 yıldır ise memleketimi bölen acı çatışmalara tanık oluyorum. En yakın zamanda, Sri Lanka’da kalıcı barış sağlanmasını içtenlikle istiyorum.

Etiketler: , , , , , , , ,


Yazar Hakkında



Facebook Yorumları

Yorum