bilimkurgu kulubu

Çizgi Roman Aliens: Omnibus

Tarih: 28 Kasım 2017 | Yazar: Buğra Şendündar

0

Alien Evrenini Genişleten Koleksiyon: Aliens Omnibus

6 ciltten oluşan Aliens: Omnibus, 1986 yılı ve 90’lı yılların sonlarına doğru yayımlanan, Aliens (1986) filmini temel alan tüm çizgi romanların toplandığı bir koleksiyondur. Dark Horse Comics tarafından yayımlanan koleksiyonun ilk halkası Temmuz 2007’de yayımlandı. Dark Horse Comics, Marvel ve Dc Comic gibi büyük bir çizgi roman yayımcısıdır. Alien ve Predator evreni ile ilgili tüm çizgi romanlar bu yayımcı tarafından basılmaktadır; ama Batman vs. Aliens (1997) gibi Dark Horse ve Dc ortak işbirliğinden çıkan sürpriz işlerle de karşılaşmak mümkün. Uzun soluklu Aliens vs. Predator (AVP) çizgi roman serisini de çıkarmış olan yayımcı şirket, Aliens vs. Predator Omnibus: Volume 1 ve 2 olarak da ayrı bir koleksiyonunu gene 2007 yılında yayımlamıştır. Dark Horse, yakın zamanda Fire And Stone adı altında, Prometheus, Aliens, AVP ve Predator evrenlerinin iç içe geçtiği alternatif bir hikâye serisi yayımladı.

Farklı evrenlerdeki kahramanların ve hikâyelerin aynı eserde sinemada yer alması absürt bir durum olabilecekken, çizgi romanlarda yer almaları yadırgayıcı bir durum yaratmıyor. Çizgi roman dünyasının esnek yapısı, özgürlük ve yaratıcılık anlamında, sınırlayıcı bir tutumdan uzaktır. Aliens: Omnibus, diğer evrenlerle hiç ilgilenmeyip, sadece Alien (1979) ve Aliens evreninde konusu geçen öyküleri konu alıyor. Omnibus koleksiyonunda, filmler ile direkt bağlantılı hikâyelerin yanı sıra Nightmare Asylum (1989) gibi Aliens’taki olayların devamını konu edinen alternatif senaryolarla da karşılaşıyoruz. Koleksiyonda farklı isimlerde yer alan birçok hikâye, birbirinin devamı niteliğinde değildir. Çoğu kendi içinde Alien evrenini genişletici nitelikte yeni öyküler anlatmaktadır. Omnibus, çizgi romanları yayımlanma tarihine göre sıraladığı için, devam niteliğinde olan ve tek başına öykü sunan hikâyeleri ayırt etmeyi kolaylaştırıyor.

Aliens: Omnibus

Aliens Nightmare Asylum

Omnibus serisinin ilk kitabında Outbreak ve Nightmare Asylum öne çıkıyor. Aliens’taki olayların yıllar sonrasını konu edinen iki öykü, Hicks ve Newt üzerinden kurgulanıyor. Alien 3’te (1992) Hicks ve Newt trajik bir kaza sonucu ölüyorlardı; bu durum, serinin hayranlarını o dönem çok kızdırmıştı. Hicks ve Newt, Ellen Ripley’den sonra en önemli karakterlerdendi. Aliens çizgi romanlarının çoğu, Alien 3’ten önce yayımlandığı için Hicks ve Newt’ın tekrar karşımıza çıkması son derece doğal. Outbreak’ta büyümüş olarak boy gösteren Newt, LV-426 gezegeninde maruz kaldığı korkunç olaylardan ötürü derin bir travma geçirmiştir.  Hicks ile aralarında derin bir bağ vardır, fakat başka uzak bir gezegende yaratık (Xenomorhp) yuvası keşfedilmiş olduğundan Hicks’in askeri timiyle birlikte gitmesi gerekecektir. Dünya’daki sığınma evinde kendini birden yalnız bulan Newt, Weyland Yutani şirketine bağlı bir kült grubun yal açacağı tehlikeli olaylara maruz kalacaktır. Kült grubun liderinin sığınağında yaratıklar vardır ve iş, yaratıklara tapınmaya kadar varacaktır.

Outbreak’ın devamı olan Nightmare Asylum, ikinci Alien filminin ruhuna yakın bir tonda ilerliyor. Bu öyküde Hicks’in adı Wilks; Newt’ın adı da Billie olarak değiştirilmiştir. Outbreak’ın alternatif devamı olması açısından isim değişikliğine gidilmiş olabilir. Yaratıklar Dünya’yı ele geçirmiştir. Wilks ve Billie, uzayda bulunan askeri karakola giden bir kargo aracına atlayıp canlarını zor kurtarmışlardır. Fakat kargo aracı, karakola Xenomorph taşımaktadır. Her biri numaralandırılmış yaratıklar, General Spears tarafından silah olarak kullanılacaktır. Spears, yaratıkları eğitebileceğine ve Dünya’ya tehdit olan diğer yaratıklara karşı emrindeki ordu gibi kullanabileceğine inanmaktadır. Wilks ve Billie hem General Spears ile hem de yaratıklarla mücadele etmek zorunda kalacaklardır. Nightmare Asylum, oldukça heyecanlı ve ilgi çekici bir konuya sahip.

Aliens: Omnibus

Labyrinth

Omnibus serisinin üçüncü cildinde yer alan Labyrinth (1993), uzay istasyonu Innominata’da Xenomorph üzerinde deney yapan Dr. Paul Church’ı ve bu çalışmaların korkunç sonuçlarını konu ediniyor. Dr. Crespi, istasyonda yaşanan bir ölüm olayını ve Dr. Church’ın deneylerini incelemek için görevlendirilir. Araştırmasında birçok kişinin gizemli bir biçimde kaybolduğunu ve bu kayboluşlarda Doktor’un parmağı olduğundan şüphelenir. Araştırması derinleştikçe Churchi’un deneylerinde sadece yaratığı değil, insanları da kullandığını öğrenir. Çılgın bilim adamı, yaratık psikolojisini anlamaya ve onları eğitmeye yönelik çalışmalar yapmaktadır. Dr. Church’ın, yaratığa sanki akıl hastanesindeki bir hastayı iyileştirmeye bezer yöntemler uygulaması ve ona cephe alan karakterlerin içine düştükleri dehşet, Labyrinth’i ilgi çekici kılıyor.

Omnibus serisinin altıncı cildinde yer alan Apocalypse (1999), ilk Alien filminde Nostromo ekibinin LV-426 gezegeninde keşfettiği ve bir kargo gemisini andıran dünya dışı aracın içindeki kokpit koltuğunda fosilleşmiş halde bulunan Space Jockey’i konu ediniyor. Prometheus’da, mühendis olarak adlandırılan bu dünya dışı varlık hakkında ilk filmden bu yana birçok teori üretildi. “Kimdir? Yaratık yumurtalarını niçin taşıyorlardı? Yumurtaları kendileri mi üretti?” gibi sayısız soru ortaya konmuştu. Prometheus’a kadar olan süreçte, orjinal yapımdan sonra hiçbir film Space Jockey’ler üzerinde bir şey anlatmamıştı; yalnızca yayımlanmış olan çizgi romanlarda haklarında kısıtlı bilgiye sahiptik. Bilim adamı Alectro Throop önderliğindeki ekip, LlV-426’daki yabancı uzay gemisi üzerine yapılan çalışmalar sonucunda Space Jockey’lerin geldikleri gezegenin yerini kesfeder. Gittiklerinde terk edilmiş gibi duran bir gezegen bulurlar, fakat Space Jockey’lerin yaşam belirtisi olmayan şehirlerine vardıklarında onlar hakkında ciddi bilgilere ulaşırlar. Biyomekanik yaşam temelli dünyada, Space Jockey’ler de belli amaçlarla üretilmiş olan varlıklardır.

Aliens Omnibus

Apocalypse

İlk Alien filminde Dallas (Tom Skerritt), yabancı varlığı ilk gördüğünde, sanki oturuyor gibi değil de, koltukla bütünleşik bir halde olduğu yorumunu yapar. Bacakları da yok gibidir. Apocalypse, Space Jockey’in gemi tarafından üretilmiş bir varlık olduğu öngörüsünde bulunuyor. Varlığın gemi tarafından üretilmiş olması, geminin de canlı olabileceğinin bir göstergesi; biyomekanik temelli bir yaşamda mümkün görünen bir durum. LV-426 gezegeninde bulunan yabancı gemimin iç duvarları kemiklerden oluşmuş gibi duruyor ve yumurtaların olduğu duvar kısımlarında insan kalçasına benzer yapılar bulunmaktadır. Yumurtalar, bu kısımlardan yere bırakılmış izlenimi yaratır. Omnibus koleksiyonunun içinde yer alan Apocalypse, koleksiyonun en ilgi çekici olanlardan.

Prometheus ve Alien: Covenant’tan (2017) memnun ayrılmayanlar için Dark Horse Comics’in Aliens: Omnibus’u ve yakın zamanda yayımladığı güncel yeni çizgi romanları büyük bir alternatif olacaktır. Prometheus’un hikayesini derinleştiren Fire and Stone serisine de göz atmakta bir fayda var. Alien: Covenant’ın Fire and Stone’la benzeşen birçok yanı var. Elden ismindeki android, yabancı bir gezegende bulunduğu süre içerisinde kendi yaratık krallığını kurar. Patojenler sayesinde kendisi de fiziksel bazı değişimler geçirir. Ve yaratıklar ona son derece bağlıdır. Covenant’ın David’i de filmin sonunda yaratık yumurtalarını koloni gemisine sokması ile çizgi romandakine benzer bir süreç yaşayacaktır. Omnibus serisi, Alien ve çizgi roman hayranlarının kütüphanesinde olması gerek bir koleksiyon.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

1979 İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi'nde işletme okudu. Yüksek lisansını Beykent Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünde tamamladı. Sinemaya olan ilgisi daha yedi yaşındayken dedesiyle sabahlara kadar film izlemekle başlar. Daha önce Edu-Art, Power Boats & Yachs ve Felsebiayt dergilerinde sinema üzerine makale ve eleştiriler kaleme aldı. Günümüzde, Bilimkurgu Kulübü'nde yazarlık serüvenine devam ediyor. Ona göre sinema, insanın kendini keşfetmesidir.



Facebook Yorumları

Yorum

  • Hemen Sipariş Ver

    Yeryüzü Müzesi-Bilimkurgu Kulübü-İthaki Yayınları

  • Son

  • Haftanın Kitabı

    Fahrenheit 451 - Ray Bradbury

  • Günün Sözü

    Dünya\’yı uzaydan gördüğünüz o an, bir şey sizi tam kalbinizden vuruveriyor. Haritalar üzerinde yer alan ve ülkeleri birbirinden ayıran sınır çizgilerini, uzaydan baktığınız zaman görmüyorsunuz. Ülkelerden hatta sınırlardan bahsedemezsiniz. Bunlar, bizim yarattığımız uydurma şeyler. Burada önemli olan ve herkesin anlaması gereken şey şu: Dünya, tüm insanlığın oluşturduğu bir birlik. Biz bu evrendeki tek evimizi nasıl koruruz, bunu düşünmeliyiz.

    — Anousheh Ansari